top of page

KAYBOLAN TAŞ / BULUŞMA

  • Yazarın fotoğrafı: Betül ÇAKIROĞLU
    Betül ÇAKIROĞLU
  • 1 gün önce
  • 4 dakikada okunur
Gönül Ayar Ünal
Gönül Ayar Ünal

Kısa anımsatma: Kaybolan Taş öyküsünde Zee ile tanışmıştık çocuklar. Kendisi denizlerdeki tek ülke olan Meer’de yaşıyor. Ayrıca iki parçalı bir kuyruğu var. Meer’e giriş taşını kaybettiği için ülkesinin kapısını açamayan Zee, bütün denizlerde taşını aramıştı. Sonunda Atlas adında bir çocuk ona taşını geri vermişti. Sonra ülkesi Meer’e dönmüştü. Ama içi içini yemişti. Acaba Atlas onu gördüğünü kimseye söylemiş miydi? Ülkesi tehlikede miydi? Bunun için Zee kimseye bir şey söylemeden Atlas’ı bulmak için Meer’den ayrılmıştı. Bakalım bulacak mı? 

Ben de o kuralları bozan tek çocuk Zee. 

Atlas’ı bulabilecek miydim? Benden kimseye bahsetmiş miydi? Ülkem Meer tehlikede miydi? Bir kara insanına güvenebilir miydim? Düşündükçe kuyruğumu suya vurdum. Kuyruğumu suya vurdukça düşündüm. Tüm bu sulardaki güvendiğim tek suyu, ülkemi terk etmiştim. Bu benim gibi henüz beş yüz yaşında bir genç için çok fazlaydı. En yaşlılarımız bile hiç insan görmemiş, hiç taş kaybetmemişti. Bense hepsini şu kısacık yaşamımda yapmıştım. 

Belki de ülkem benim yüzümden tehlikedeydi. Bunu düşündükçe kendime kızdım. Bir kum tanesi kadar küçülen Meer’i hiçbir insan gözünün göremeyecek olduğu gerçeği içimi rahatlatmadı. Acı yosun yemişçesine midem yanıyordu. 

O korkunç masaldaki gibi kuyruğumdan vazgeçecek halim yoktu. Her aklıma geldiğinde derim pul pul oluyor. Korkunç masallar benim gibi çocuklara anlatılmamalı. 

Bileğimdeki dört taşı kontrol ettim. 

Hız taşı, boyut taşı, giriş taşı ve nefes taşı. Hepsi yerli yerindeydi. 

Hız taşıma dokunup biraz ilerledim. Ya da suları tam bir tur döndüm, emin değilim. Kaplumbağaya buralarda bir tekne ve çocuk görüp görmediğini sordum. Tekneler ve çocuklarla ilgilenmediğini söyledi. Kaplumbağalar böyledir işte. Pek bir şey umursamazlar. 

Pembe, gözümü kamaştırdı. Mercan resifine doğru yüzdüm. Orada birbirinden kaçan ve birbirini kovalayan pek çok hayvan vardı. Dengeyi bozmak istemediğimden yavaşça yanaştım.  Boyut taşıma basıp küçüldüm. Sincap balıklarının yanına gittim. Bana ters ters baktılar. Onlara da kaplumbağaya sorduklarımı yineledim. 

“Biz mercanda yaşamaya çalışıyoruz. Yüzeye çıkacak değin aptal değiliz,” dediler. 

Haklıydılar. Yine boyut taşıma bastım. Bir köpek balığından biraz daha büyük oldum ve onların yanına gittim. “N’aber dostum,” dedim. O denli çok güldüler ki tüm dişlerini ve aralarındaki planktonları sayabildim. Meer’de olsa mutlaka dişlerini fırçalamaları söylenirdi. Çünkü Meer kuraları olan bir ülkedir. 

“Siz Meerliler çok komiksiniz. Biraz önce seni yiyebilirdik. Şimdi bizim kadar oldun,” dediler. Göbeklerini yüzgeçleri ile tutarak güldüler. Bunlara da bir şey sorulmazdı ki.

Hız taşıma basıp biraz daha dolaştım. Suların soğuduğu yerde yüzeye çıktım. Hiç sevmediğim nefes taşına dokundum. O sırada bir balina yanımda atladı. Yeniden suya düştüğünde ıslandım. Bu komikti. Çünkü zaten ıslaktım. Ama onun sıçrattığı su bir değişik gelmişti. 

Balina dalıp dalıp çıkıyordu, sıçrattığı suları izlerken tekneyi gördüm. Bir adam fotoğraf çekiyordu. O da ne! Atlas da güvertedeydi! Beni görmedi. Şu anda bir fitoplanaktondan küçüktüm ne de olsa. Boyut taşına dokunmadım. Bu halimle yanlarına gittim. Büyük kara insanları Atlas’ın yanından ayrılınca nefes taşıma bastım. Tekneye atladım. 

“Şimdi sana bir şey sormam gerek,” dedim heyecanla. 

“Önce merhaba demeliydin. Hoş geldin Zee.”

“Hoş gelmedim. Yüzerek geldim. Beni gördüğünü kimseye söyledin mi? Ülkem tehlikede mi?”

“Zee, sen belki bir gün arkadaş olabiliriz, dedin. Ben de o günü bekledim. Arkadaş olma olasılığımız var. O yüzden seninle ilgili bir bilgiyi başkasına söylemem.”

“Peki olmazsak?”

“Benim pek arkadaşım yok. Annemle babam fotoğrafçı. Onlara anlatsam da inanmazlar.”

“Benim arkadaşlarım var. Meer’de. Ama onlar da seni gördüğüm için beni garipsediler.”

“Peki arkadaş olabilir miyiz?”

“Kimseye söylemezsen olabiliriz.”

“Meer nasıl bir yer? Bana biraz ülkenden söz edebilir misin? 

Atlas’a baktım. Bana anlatılan kara insanlarından farklıydı. Bu teknede yaşayan yalnız bir çocuktu. Ona Meer’den söz ettim biraz. Ama Atlas’ın soruları bitmiyordu. “Kuyruğun neden öyle? Neden dört taş var. Hepsine aynı anda basarsan ne olur?” diye sorup duruyor, her şeyi hemen öğrenmek istiyordu. Belki de yalnızlık çenesine vurmuştu.

“Anlatmaktan yoruldum. Benim de bir sorum var. Annenle baban neden fotoğraf çekiyor?”

“Sanatçı onlar, işleri bu. Ben büyüyünce bilim insanı olacağım. Denizleri araştıracağım.”

Birden heyecanlandım ve korktum. 

“Bu çok kötü ama… Bizi bulabilirsin!”

“Bulsam da söylemem. Biz arkadaşız.”

Bu sözler içimi biraz olsun rahatlattı. Ona güveniyordum. Ancak o anda soluk almakta biraz zorlandığımı hissettim. 

“Benim artık gitmem gerek. Nefes taşını hiç bu denli uzun kullanmamıştım.”

“Anlıyorum, peki bir daha ne zaman görüşürüz? Birlikte oynayabileceğimiz bir oyun düşünelim bu arada,” dedi Atlas, 

“Tamam,” dedim. “Merak etme, ben seni bulurum. Ne de olsa hız taşı olan benim.”

“Anlaştık,” dedi Atlas. Ben de bu teknede seni bekleyeceğim.” 

Şimdi kuyruğumu vurdukça yine düşünüyorum. Ama bu kez düşündüklerim yeni arkadaşımla oynayacağım oyunlar. 

Meer’e doğru yüzerken bir kez daha kurallara uymadığım için acaba beni hangi doktora götürecekler, diye de kaygılıyım. 

Giriş taşıma bakıyorum. Neyse ki bileğimde…

*Bu etkinlik Betül Çakıroğlu tarafından hazırlanmıştır. 

KONU: Dostluk, arkadaşlık

TEMA: Farklılıklara rağmen arkadaş olabilmek.

ANAHTAR KELİMELER: Deniz, Okyanus, Arkadaşlık, Dostluk, Farklılıklar.

KIPIR KIPIR DÜŞÜNCELER:

  • Bir eşyanızı kaybettiniz mi? Bu size nasıl hissettirdi?

  • Okyanuslarda keşfedilmemiş pek çok canlı türü olduğunu biliyor musun?

  • Küresel Isınma ne demek? Bunun okyanuslara verdiği zararlar çok büyük. Araştırmaya ne dersin?

  • Mercan resiflerinde yaşayan hayvanları biliyor musun? Birlikte düşünelim!

  • Okyanusların sadece %20’si keşfedilmiştir. Geri kalanında neler olabilir. Haydi konuşalım!

  • Yeni tanıştığın biri senden farklı olsa ne hissedersin? Sana büyüyünce ne olacağını sorsa ona ne cevap verirsin?

KIPIRDATAN ETKİNLİKLER:

  • Kayıp Balık Nemo çizgi filmini seyrettiniz mi? Haydi seyredelim. Nemo da okyanusta bir resifte yaşıyor.

  • Okyanularla ilgili pek çok makaleyi aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz.

  • Bir balık sizinle konuşsaydı ona ne sorardınız?

  • Okyanusun keşfedilmemiş yerlerini birlikte çizelim. Haydi kâğıt ve kalem alın. Biraz da boya. Ama mavi bol olsun. 

  • Küçük Deniz Kızı masalını biliyor musunuz? Sizce bu öykü ile benzer yönleri var mı?




Yorumlar


İletişim
  • Instagram
  • Facebook

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

YAYIMCI: YAKIN KİTABEVİ İMTİYAZ SAHİBİ: LEVENT SALICI © 2021 KIPIRTI ÇOCUK DERGİSİ HER HAKKI SAKLIDIR. KAYNAK BELİRTİLMEK KOŞULUYLA YAZILARDAN ALINTI YAPILABİLİR. DERGİDE YAYIMLANAN TÜM ESERLERİN SORUMLULUĞU YAZARLARINA AİTTİR.

​SSS.-SİTE İÇİNDE ARADIĞIM METNİ NASIL BULABİLİRİM?

CONTROL+F TUŞLARINI AYNI ANDA TIKLAYIN. EKRANA GELEN BOŞ KUTUCUĞA ANAHTAR KELİMELERİ YAZIN. ÖRN. YAZAR İSMİ, BÖLÜM ADI, BAŞLIK VB. SONRA ENTER TUŞUNA BASIN. İLGİLİ KELİMELERİN OLDUĞU METİNLER RENKLENDİRİLMİŞ OLARAK EKRANINIZA GELECEKTİR.

bottom of page