ARDIÇ AĞACI İLE ARDIÇ KUŞUNUN DOSTLUĞU
- Sülbiye Yıldırım

- 12 dakika önce
- 3 dakikada okunur

Yamanlar Dağı’nın zirvesinde yaşarmış,
Yaşlı ardıç ağacı.
Rüzgârla dans edermiş dalları,
Kökleri sıkı sıkı tutarmış kayaları.
Çok severmiş İzmir Körfezi’ni seyretmeyi,
Bir de ardıç kuşunun şarkısını dinlemeyi.
Kökleri çok derinlerde, bitmeyecek bir dostlukmuş aralarındaki.
Ancak o yıl bir farklılık varmış havalarda,
Çok sıcak, çok kurak geçiyormuş günler.
Kızgın kızgın dolaşıyormuş gökyüzünde güneş,
Gecelerin gücü yetmiyormuş yeryüzünü soğutmaya.
Çok kaygılıymış bu durumdan, yaşlı ardıç ağacı,
Çünkü bu kötü sıcaklar ona
Hatırlatıyormuş geçmişteki büyük yangınları,
Söyleniyormuş durmadan kaygılı, kaygılı.
“İnsanlar yine çok ağaç kesti, birçok ormanı yok etti.
Atılan çöpler, kanalizasyonlar kirletti denizleri, nehirleri.
Bu sıcak, yağmursuz havalar o kıyımların, kirliliğin eseri.
Yıllar yıllar öncesinde de olmuştu bu akılsızlıklar,
Yakmış, kesmiş yok etmişlerdi ormanları insanlar.
Kuraklık, kızgın güneş yine kavurmuştu dünyayı,
Umarım kazasız, yangınsız atlatırız bu sıcak ayları.”
Ama ne yazık ki gerçekleşmedi ardıç ağacının dilekleri.
Felaket “Geliyorum” demekle kalmadı,
Nereden çıktıysa oynak bir kıvılcım,
Kuru otlar arasında dans etmeye başladı.
Rüzgârın taşıdığı ateş hızla sarınca ormanı,
Ardıç kuşu panikle ardıç ağacının dallarına kondu.
“Ardıcım, ağacım, sevgili dostum!
Alevler yaklaşıyor, hemen buradan gitmelisin!
Benimle birlikte burayı çabucak terk etmelisin!” diye onu uyardı.
Ardıç ağacı derin bir iç çekti,
“Köklerim buraya bağlı dostum! Gidecek bir yerim yok,
Ama sen fazla oyalanma, çabuk kurtar kendini!” dedi.
Ardıç kuşu dinlemedi onu, bir yandan su taşıdı gagasıyla ateşe,
Bir yandan da yalvarıyordu ardıç ağacına, kendisiyle birlikte
Terk etsin yangın yerini, diye.
“Hayır! Seni burada bırakamam!
Olmalı, bir yolu bulunmalı,” diyordu, ağlamaklı.
Uçup duruyordu dostunun tepesinde telaşlı ve kaygılı.
Ardıç ağacı küçük dostunun endişeli haline bakıp sakince,
“Olmaz! Burada kalmamalısın,
Ben yanacağım ama sen kendini kurtarmalısın.
Çünkü senin bir görevin var, biliyorsun,
Tohumlarımı korumalısın, onlardan sorumlusun.
Şimdi al alabildiğin kadar gagana tohumlarımdan,
Başka diyarlara götür,
Benim çocuklarım başka topraklarda da büyür.
Ardıç kuşu çaresizce başını salladı,
Dostunun kozalaklarından alabildiği kadarını gagasına aldı.
Son bir kez, sarılır gibi onun dallarına kondu,
Kanatlarını var gücüyle çırpıp alevlerden uzaklaştı.
Günler sürdü ormandaki ateşin sönmesi,
Kavruldu birer birer, bizim ardıç ağacıyla birlikte
Yamanlar Dağı’ndaki ağaçların hepsi.
Şimdi, uzaklarda, yeni bir dağın zirvesinde, bir vadide,
Ardıç kuşunun geçerken bıraktığı daha birçok yerde,
Çoktan filizlenmeye başladı tohumlar,
İyi ki tohumları taşıyan ardıç kuşları var.
Bizim ardıç kuşu her birini ziyaret edip sık sık,
Söylüyor şarkılarını onlara duyduğu sevgiyle.
Çünkü dostluk zamana ve uzaklığa bakmaz,
Yaşar her zaman her yerde.
*Bu etkinlik Nilüfer Dinç Demirok tarafından hazırlanmıştır.
KONU
Yamanlar Dağı’nda çıkan büyük bir orman yangınında, kaçma şansı olmayan yaşlı bir ardıç ağacının; en yakın dostu olan ardıç kuşunu kurtarması ve ona tohumlarını emanet ederek neslinin başka diyarlarda devam etmesini sağlamasını anlatıyor.
TEMA
Dostluk, Fedakârlık, Doğa Sevgisi ve Umut.
ANAHTAR KELİMELER
Ardıç ağacı, ardıç kuşu, orman yangını, dostluk, tohum, doğa, fedakârlık, çevre bilinci, Yamanlar Dağı.
KIPIR KIPIR DÜŞÜNCELER
1. Sence dostluk nedir? Bir düşün bakalım gerçek bir dost, sadece iyi günlerde mi yanımızda olur? Ardıç ağacı, dostu olan kuşun gitmesini isteyerek nasıl bir dostluk örneği göstermiştir?
2. Sence eğer yanan ardıç ağacı konuşabilseydi, ormana çöp atan veya ağaçları kesen insanlara neler söylemek isterdi?
3. Ardıç ağacı, "Tohumlarımı korumalısın, onlardan sorumlusun," diyor. Sence kuşlar ve ağaçlar arasında nasıl bir iş birliği var? Birisi olmadan diğeri yaşayabilir mi?
KIPIR KIPIR ETKİNLİKLER
1: Tohum Dedektifi Ol!
Sokağa çık ve etrafındaki ağaçları incele. Kozalakları, palamutları veya tohumları var mı? Bir büyüteç al ve bir kozalağın içine bak. Sence o minicik tohumdan kocaman bir ağaç nasıl çıkıyor? Bunu araştır ve defterine çiz lütfen.
2: Ardıç Kuşunun Rotası
Boş bir kâğıda hayali bir harita çiz. Bir tarafına Yamanlar Dağını ve yangını, diğer tarafına ise Umut Vadisini çiz. Ardıç kuşunun izlediği yolu kesik çizgilerle göster. Kuşun geçtiği yerlere minik fidan resimleri yapıştırmaya ne dersin?
3: Doğa Koruyucusu Rozeti Yapalım
Evdeki kartonları değerlendirmeye ne dersin? Kartonu yuvarlak kes ve üzerine Doğa Koruyucusu yaz. Fabldaki ardıç ağacının üzüldüğü çöp, yangın, ağaç kesimi gibi konuları hatırlayarak kendine 3 kural belirle. Örnekse, Yere çöp atmayacağım, kâğıtları israf etmeyeceğim. Bu kuralları uyguladıkça rozetini tak!
4: Mektup Var!
Sen yeni filizlenen o minik ardıç ağacı olsaydın ve seni oraya taşıyan ardıç kuşuna bir teşekkür mektubu yazsaydın, ona neler söylerdin? Sesini kaydedip öğretmenine atabilirsin. Veya kipırtıçocuk dergisine mail atabilirsin.



Yorumlar