MİNİK KELEBEĞİN BÜYÜK HAYALİ
- Elanur US

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

Bir varmış bir yokmuş. Kuşlar kanat çırpıp uzaklara giderken kelebekler de çiçeklerin etrafında uçuşurmuş.
Eski mi eski zamanlarda, uzak mı uzak ormanların birinde, tanıdığı bütün kanatlılar gibi uçmak, uçup da dünyayı dolaşmak isteyen minik bir kelebek varmış.
Bu minik yavrucak, çok sevdiği ailesiyle birlikte mutlu yuvalarında yaşarmış. Hep birlikte güler eğlenir, masallar anlatarak gecelerini değerlendirirlermiş. Minik kelebek annesini, babasını ve kardeşlerini çok severmiş ama sabah olup da onlar çiçeklere konmak, nektar toplamak için uçup gittiklerinde kendini çok yalnız hissedermiş. Çevresinde uçuşan arkadaşlarına ve rengârenk kanatlara imrenerek bakarmış. Kozasından erken çıktığı ve bu yüzden kanatları gelişmediği için ne denli uğraşsa da bir türlü uçmayı başaramıyormuş. Ama minik kelebeğin hayalleri bütün kanatlılardan daha büyükmüş.
“Uçacağım, bir gün mutlaka! Uçacağım ve çok uzaklara gideceğim. Başka diyarları göreceğim,” diyormuş içinden. Rüyalarında kendini dağ bayır uçarken görür, uyanınca kanatsız haline ağlarmış. Ailesinin uçtuğu, kendisinin yuvada kaldığı, gözyaşlarının toprağı ıslattığı bir gün, minik bir kuş gelmiş yanına. Kuş minikmiş minik olmasına ama kelebeğe göre kocamanmış.
“Neden ağlıyorsun minik kelebek?” diye sormuş ona. Anlatmış minik kelebek derdini minik kuşa.
“Ne üzülüyorsun buna? Bin sırtıma gezdireyim seni oradan oraya,” demiş minik kuş.
“Nasıl olur, rüzgâr beni uçurur, gelemem üsteleme ne olur!” demiş minik kelebek.
Minik kuş gülmüş.
“Benim sımsıkı tüylerim var, merak etme, seni korur onlar.
Haydi, atla sırtıma.
Yükselelim ovada, bayırda, dağda.
Uçmaktan güzel bir şey yoktur bu kocaman dünyada,” demiş.
Bu sözlere kayıtsız kalamayan minik kelebek, kuşun üzerine oturup tüylerine tutununca havalanmışlar birlikte göklere. Yeşil ormanları, mis kokulu çiçekleri, ırmakları, güneş ışığının renklerini gördükçe içi coşkuyla dolmuş taşmış. Mutluluğu, hayallerini aşmış. Bir süre sonra kuş, toprağın üstünde gördüğü solucanı kapmak için ani bir dönüş yapmış. Zavallı minik kelebek dengesini yitirip düşmüş çimenlerin içine. Arkadaşı kuşa çok seslenmiş ama duyuramamış sesini, ne çare!
Otların arasında kara kara düşünerek dolanırken hemen yakınında akan dereyi fark etmiş. Minik bir kurbağa sudan çıkıp yaklaşmış o sıra, minik kelebeğin yanına.
Kurbağa minikmiş minik olmasına ama kelebeğe göre kocamanmış. Sormuş ona neden ağladığını. Minik kelebek anlatmış minik kurbağaya olanı biteni.
Kurbağa gülmüş.
“Ne üzülüyorsun buna? Bacaklarım çok geç gelişti benim de ama bak şimdi halime, sapasağlam duruyorum karşında. Herkesin büyüme hızı başka başka. Gel atla sırtıma da gezdireyim seni oradan oraya,” demiş.
Kelebek buna çok sevinmiş ve kurbağanın sırtına çıkıvermiş. Başlamışlar deredeki nilüferlerin üstünde zıp zıp dolanmaya. Minik kurbağa iyice yukarılara zıpladığında, minik kelebek yitirmiş dengesini ve düşmeye başlamış gerisin geri. Bakmış ki boğulacak uçmazsa, kanatlarını tüm gücüyle çırpmaya koyulmuş, o korkuyla. O denli kuvvetli çırpmış o denli kuvvetli çırpmış ki kanatları birden büyümüş. Tam suya değeceği sırada yükseklere havalanmış yavaşça. Çiçekler, ağaçlar derken bulutlar serilmiş kanatlarının altına.
Bir zaman sonra aşağılara bakmış. Yer ondan çok mu çok uzakmış. Minik kelebek artık uçuyormuş gökyüzünde dilediğince! Kuşa ve kurbağaya teşekkür etmiş içinden kendince.
“Onlar yüreklendirmeseydi, aşağıda pinekliyordum daha ben. Belki sırtlarından bilerek düşürdüler beni. Belki öğretmek istediler, bir şeye sahip olmak için var güçle çabalamak gerektiğini. Ne de güzel, rengârenk kanatlarım oldu şimdi. Bundan sonra kimse tutamaz artık beni.”
İşte biz gelirken bu masalın sonuna, minik kelebek de dünyayı gezmek için düşmüş yollara. O varmış muradına biz de buluşalım bir sonraki masalda.
*Bu etkinliği Dursaliye Şahan hazırladı.
KONU: Olgunlaşma.
TEMA: Kendi bedenini ve gelişim evrelerini fark etme.
ANAHTAR KELİMELER: Koza, bayır, üstelemek, pineklemek, nektar
KIPIR KIPIR DÜŞÜNCELER:
Minik sözcüğü mü daha küçük yoksa mini minnacık sözcüğü mü?
Bir kelebek resmi yapmak isteseniz en çok hangi rengi kullanmak isterdiniz?
Kelebek avcılarının haklı olduğunu düşünüyor musunuz?
KIPIRDATAN ETKİNLİKLER:
Bir kelebek resmi çizelim mi?
Kelebeklerin yaşam döngüsünü gösteren çizelgelere bakalım.
Kelebek olsaydın dünyanın neresinde olmak isterdin?
Kelebeklerin sevdikleri ve sevmedikleri şeyi yazalım.
Bu masal için bir görsel hazırlayalım.
Hayvan hakları konusunda kelebeklerin de içinde olduğu bir cümle kuralım.



Yorumlar