top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıAyhan Gündüz

HANGİMİZ ÖĞRENCİ!

Güncelleme tarihi: 26 Nis 2023



Ödevler ah, bu ödevler! Bu kadar da ödev verilmez ki. Bıktı, annem babam. Benimle ilkokulu yeniden okuyorlar. Eksi ya da düşük not alacaklar diye çok korkuyorlar. Hallerine üzülüyorum, bu kadar takmayın diyorum ama dinleyen yok. Bazen duygulanmıyor değilim. Eh! İdare ediyoruz artık.

Ders konularını ezbere biliyorlar. Matematikten fazla ileride, Türkçeden biraz gerideymişiz. Bu konu neden yazılmamış, şu konu daha uzun yazılsaydı. Bu resimde şu renk daha iyi olurdu gibi onlarca konuyu takip ediyorlar. Ellerinden gelse yeni nota bile bulacaklar. Neyse ki müzikten pek anlamıyorlar.

Ben çanta hazırlamayı bilmiyormuşum. Çantayı annem ile babam özenle hazırlıyorlar. Babam büyük harflerle yazılmış programa göre kitapları anneme uzatıyor. O da onları özenle çantama yerleştiriyor, ben de seyrediyorum. Önce Türkçe kitabı, yanına defteri, sonra matematik, sonra sosyal, sırası varmış. Beslenmeyi ön göze koyup, yanına da ıslak ve kuru mendilleri yerleştiriyorlar. Kalemler, uçları bir iğne kadar inceltilmiş yedekleriyle birlikte, sayılarak konuyordu. Kendim yapmak isteyince, “Olmaz, katiyen olmaz, deyip,” yaklaştırmıyorlar bile. Ya düzensizliği biri görür başkalarına söylerse diye çok korkuyorlar. Aman Allah’ım o an olacakları düşünemiyorum.

Geçenlerde öğretmenim, “Dersimiz Türkçe, kitabınızı çıkarın,” dedi. Arkadaşlarım kitaplarını çıkarırken ben de çantama baktım, kitabım yoktu. Telaşla tekrar tekrar baktım gerçekten de yoktu. İçindekileri masanın üstüne boşalttım, yine yoktu. Yoktu! Yoktu! Yoktu! Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Annem çantamı hazırlarken yanlış güne bakmış olmalı. “Olamaz!” diye bağırmam sınıfta yankılandı. Ani bir sessizlik oldu. Herkes bana bakıyordu. Öğretmen halimi görünce, “Bugün arkadaşından takip edersin, sonra tamamlarsın,” dedi. Bu kaygının kendim için olmadığını da anlamış görünüyordu.

Akşam, olanları anlattım. Keşke anlatmasaydım. Kadın yıkıldı, dizlerini dövdü, öylece uzaklara baktı kaldı. Kitlendi, nefesi kesildi. Gözleri dolu dolu oldu. Boynunu bükerek dizlerinin üzerine çökmesine çok üzüldüm. Titrek bir sesle benden özür diledi. “Bu son olacak. Yeminle bu son, bir daha eksik kitap çıkarsa… Bak buraya yazıyorum. İstediğin cezayı ver. Lütfen beni affet,” dedi.

Tam ortalık sakinleşmişken kapı zili sessizliğin içinden geçti. Annem ani bir kalkışla içeriye giren babama olayı kaygılı ve yarı ağlamaklı sesiyle anlattı. Babamın yüzü düştü, adeta yıkıldı. Avuçlarıyla yüzünü kapattı. Nefes almadan anlamsızca biraz durdu. Hıçkırıkla birlikte ağlamaya başladı. İlk defa ve böyle bir şey için ağlaması beni şaşırttı. Anneme sarılarak, “Ne yaptın, nasıl yaptın, bizi rezil etmeye niyetin var herhalde?” dedi. “Demezler mi, düzgün çanta hazırlamayı bilmiyorlar? Çocukları ile ilgilenmiyorlar. Vallahi rezil oluruz,” diye sözlerini bitirdi. Öylece koltuğa yığıldı. Annem de sessizce yanına çöktü. Bir süre donuk bakışlarla kımıldamadan kaldılar. Belli ki benim için en iyi olanı düşünüyorlardı AMA BENSİZ!



Şu işe bak öykü yarıda kaldı. Sen tamamlamak ister misin?

  1. Sence çocuk ne yapmalı?

  2. Bu durumda sen olsaydın ne yapmak isterdin?

  3. Sence bundan sonra anne-baba ne yapacak?

  4. Anne ve babaların çanta hazırlaması doğru bir davranış mı?

  5. Senin çantanı kim hazırlıyor?

  6. Çocuğun yerinde olmak ister misin? Neden?

Bunları düşünerek öyküyü tamamlar mısın?


129 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page