Gökyüzüne Açılan şapkalar
- Elif Çelebi

- 23 saat önce
- 3 dakikada okunur

Bacalar ve Gizemli Hikâyeleri
Bacalar her zaman binaların önemli bir parçası olmuş. Özellikle ısıyı koruma, dumanı uzaklaştırma ve hava akımının içeri girmesini önlemek için. Evet, konumuz bacalar! Sadece duman tüttürmekle kalmıyor, aynı zamanda şehirlerin mimari karakterini ve bazen de geçmişini anlatıyorlar.

Masallardan Fırlamış Ev Bacaları
Bacalar çoğunlukla konutlarda, soba ya da kalorifer gibi ısı üreticilerinden çıkan yanmış gazları, çevreye zarar vermeyecek şekilde dışarı atmak için yapılır. Yanmış gazın dışarı atılması çok önemli çünkü bu gazlar zehirli ve insan hayatı için tehlikeli. Bu yüzden bacalar şiddetli esen rüzgârlara karşı dirençli yapılmak zorunda. Dünyanın farklı yerlerindeki evlerin bacaları hem o bölgenin iklimine hem de kültürüne göre şekillenebiliyor.

Geleneksel Muğla Evleri Bacaları (Türkiye – Muğla)
Geleneksel Muğla evlerinin bacaları, ülkemizin en karakteristik bacalarından. Dikdörtgen gövdesi üzerindeki “dört gözlü şapkasıyla” hem yağmuru engelliyor hem de rüzgârın dumanı evin içine geri itmesine izin vermiyor. Adeta evin koruyucuları gibiler.

Muğla, Rize kadar olmasa da ülkemizin çok yağış alan illerinden. Üstüne üstlük halk arasında “deli memet” olarak bilinen poyraz rüzgârı, yağış olduğunda yağmuru dört bir yana savuruyor.
Çok eski zamanlarda, Muğla’nın poyrazlı ve yağmurlu havalarında evlere bacalardan su girmesin, zehirli gazlar evde yaşayanlara tehlike oluşturmasın diye Rum ustalar çözüm aramışlar. Sonunda iklim koşullarına uygun yepyeni bacalar örmüşler. Böylece rüzgârı ve yağmuru kesecek biçimde üstü kapalı bacalar yapılmış. Bu tipteki bacalar, yöredeki tüm evlerde aynı biçimde olduklarından ve başka bölgelerde kullanılmadıklarından Muğla’nın sembolü haline gelmişler.

Gaudi’nin Bacaları (İspanya - Barselona)
Çok sayıda turistin ziyaret ettiği, Gaudi’nin ünlü eserleri Casa Milà, Casa Battló ve Güell Sarayında mimar Gaudi, tüm hayal gücünü binalara yansıtmış. Cephelerdeki renk ve hareket görülmeye değer. Tüm bu binaların çatılarını ise tam bir “baca heykeli” parkına çevirmiş. Bacaların bazıları miğfer takmış dev savaşçılara benziyor, kimisi iştah açıcı dondurmalar kadar renkli, birkaçı da ağaçları andırıyor.

Portekiz’in İşlemeli Bacaları (Portekiz - Algarve)
Portekiz’in güneyinde ise bacalar birer itibar sembolü haline gelmiş. Ev sahibi ne kadar zenginse bacası o kadar süslü ve dantel gibi işlemeli olurmuş. Portekiz’de taş ustalarının müşterilerine, “Kaç günlük baca işi istiyorsunuz?” diye sordukları anlatılırmış. Sipariş edilen iş günü fazla ise baca da o kadar gösterişli olurmuş. Kısacası Portekiz’de bir ailenin varlıklı olup olmadığını anlamak için yaşadığı evin sadece bacasına bakmanız yeterli. Usta ellerden çıkan bu bacalar, günümüzde de zarif yapı elemanları olarak gökyüzüne uzanıyor.
Kentin Dev Anıtları: Endüstri Mirası Fabrika Bacaları
Zamanında dumanlar püskürten bu dev yapılar, bugün artık üretimin değil, tarihin ve kültürün birer parçası haline geldi.

Hasanpaşa Gazhanesi Bacası (Türkiye - İstanbul)
Kadıköy’ün kalbinde yer alan bu eski havagazı fabrikasının bacası, sanayi döneminin gücünü simgeliyor. Bugün müze ve kültür merkezi olan bu alanın devasa bacası, mahallenin en önemli görsel simgelerinden.

Battersea Güç İstasyonu Bacası (İngiltere - Londra)
Dört dev beyaz bacasıyla ünlü olan bu bina, dünyanın en tanınmış endüstriyel yapılarından. Günümüzde ise birçok dükkânın yer aldığı bir yaşam merkezi olarak kullanılıyor. Bacalardan birinde, Londra’yı 109 metre yukarıdan görmek isteyenler için bir asansör bile var.

Artık kentin renkleri haline gelmiş olan dev bacalar bize hem endüstri tarihini hem de teknolojinin ne kadar gelişip değiştiğini anlatıyor. Londra’daki Tate Modern, İstanbul’daki Silahtarağa Elektrik Santrali ve İzmir Alsancak’taki Havagazı Fabrikasının bacaları gibi pek çok şehirde bu büyük endüstri mirası yapılardan görebilirsin. Pek çoğu bugün müze ve sanat galerisi olarak kentin çekim merkezi haline gelmiş.


Gökyüzüne Uzanan Renkli Hikâyeler
Şehrin üzerinde sessiz birer nöbetçi gibi bekleyen bu bacalar hem geçmişin dumanlı hikâyelerini hem de mimari güzelliklerini fısıldıyorlar. Bulunduğun kenti gezerken artık kafanı kaldırmayı unutma. Dikkatle bakarsan, kentin hafızasını yukarıda da bulabilirsin. Çatıdaki küçük bacaların anlatacağı ilginç bir hikâye olabilir. Belki de önce dev bir bacayı dinlersin. Bakalım önce hangisine denk geleceksin? Şimdiden iyi keşifler!
Görsellerin Alındığı Kaynaklar:



Yorumlar