top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıEce Kanber

SAHNE TOZU



Zamanın içinde dönüp dururum

Kimi söylesen, arar bulurum

İşte şimdi başlıyor hikâyem

Bilin bakalım, kimim ben?

Kadınların sahneye çıkmasının

Yasak olduğu bir dönemde

Küçük bir kız çocuğu

Büyür tiyatro sahnesinin hayaliyle

Anası babası koymuş adını:

Kadriye.

Kafasına yapar iki kulak bezden

Bir miyavlar ki sorma

Hiç farkı yok kediden

Gördüğü herkesi taklit ederdi Kadriye

Anlamazlardı gerçekte kim olduğunu

Sorarlardı: “Bu kim?” diye

Onların yaşadığı ülkede

Akşam saati gelince

Başlar mahallede orta oyunu

Önce Pişekâr çıkar meydana

Ardından da Kavuklu

“Keşke ben de sahnede olsam.” diye

İçinden geçirdi Kadriye

Tuttuğu dilek uçtu gitti

Hüseyin Efendi’ye…

Eski bir tiyatro oyuncusu olan Hüseyin Efendi

Hep derdi ki:

“Olmaz oyuncunun kadını erkeği!”

Gizli gizli eğitti Kadriye’yi

Pek de yetenekliydi kendisi

Öğrendi rol yapmayı, şarkı söylemeyi

Sahnede oradan oraya koşup

Dans etmeyi

Bu aralarında kaldı bir sır olarak

Ta ki Kadriye ilk oyununa çıkana dek...

İsmini bile değiştirdi hâlbuki

Kadriye oldu Amelya

Ama bu bile engel olamadı yakalanmasına

Kimliği açığa çıkınca

Bırakmak zorunda kaldı hayalini

Sahneden aşağıya inerken

Küçük bir seyirciyle çarpıştı gözleri

Yerden bir parmak toz alıp

Küçük kızın alnına sürdü

Ve dudaklarından şu sözler döküldü:

“Bu alnındaki sahnenin tozudur

Hayal ettiğin şey kalbinin izidir

Bu izi her yerde sür, hiç bırakma

Bir kez tozu yutarsan, ardına bile bakma.”

Küçük kız çocuğu hiç unutmadı bu sözleri

Artık sürdürecek biri vardı

Kadriye’nin dileğini

Kadriye vazgeçti ama

O vazgeçmeyecekti

Herkes ona bugün

Afife Jale diyecekti

Siz Afife’yi alkışlarken

Ben de uçuyorum hafiften

Çünkü;

Zamanın içinde dönüp dururum

Kimi söylesen, arar bulurum

İşte şimdi bitti hikâyem

Bilin bakalım, kimim ben?


50 görüntüleme1 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page