top of page

BÜYÜCÜNÜN ÇIRAĞI

  • Yazarın fotoğrafı: Emek Yalın Orhon
    Emek Yalın Orhon
  • 17 saat önce
  • 3 dakikada okunur

Bu yazımda, kolaycılığa kaçmak isteyen bir büyücü çırağının başına gelenlerin müzikle nasıl betimlendiğini anlatmak isterim. Ama önce bu müziğin bestecisini kısaca tanıyalım.

   Paul Dukas, Fransız besteci, müzik eleştirmeni ve öğretmendir. 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında yaşamış olan Dukas, özellikle titiz ve mükemmeliyetçi kişiliğiyle tanınır. Bestelediği eserlerin çoğunu yayımlamadan önce yok ettiği söylenir. Bu nedenle günümüze ulaşan eser sayısı azdır; ancak her biri müzik tarihinde önemli bir yere sahiptir. En tanınmış eseri ise 1897 yılında bestelediği senfonik şiir “Büyücünün Çırağı” dır.

Eser, Alman şair Johann Wolfgang von Goethe’nin 1797 tarihli “Der Zauberlehrling” (Büyücü Çırağı) adlı baladından  esinlenmiştir. Konusu kısaca şöyledir: Bir büyücünün çırağı, ustası evden ayrılınca gizlice büyü yapmaya karar verir. Yorulduğu için su taşıma işini bir süpürgeye yaptırmak ister. Sihirli sözlerle süpürgeyi canlandırır. Süpürge kovalarla su taşımaya başlar. Ancak çırak büyüyü durduracak sözleri bilmemektedir. Süpürge durmadan su taşır ve oda yavaş yavaş suyla dolar. Çırak paniğe kapılarak süpürgeyi parçalar; fakat her parça ayrı bir süpürgeye dönüşür ve daha fazla su taşımaya başlar. Sonunda büyücü geri döner ve tek bir sözle büyüyü bozar. Çırak ise büyük bir ders alır: Bilgi ve tecrübe olmadan güç, tehlikeli olabilir.

BÜYÜCÜ ÇIRAĞI

  

Oh, nihayet o ihtiyar sihirbaz,

Dışarı çıktı biraz!

Şimdi onun cinleri de bir kere,

Oynasınlar benim keyfime göre!

Söylediği sözler, yaptığı işler.

Aklımda birer birer;

Ruh gücü bende de var

Ben de elbet yaparım mucizeler!


Haydi kalk,


Koş, dolan uzun uzun!


İstediğimiz olsun!


Bize bol bol su taşı!


Gürül gürül akarak,


Kap kacak, tekne dolsun!



Eski püskü süpürge, önce şöyle beri gel,


Al şu paçavraları çabuk sırtına geçir!


Uzun zaman uşaklık ettin sen güzel güzel,


Şimdi de ben ne dersem onu yerine getir!


Gel, karşıma dikil, dur!


Üst yanın başın olsun!


Şimdi de git su doldur!


Kova yoldaşın olsun!

………..


Dere tepe aşarak,


Irmağa vardı bile!


Şimşek gibi koşarak,


Dönüp geldi su ile!


Gene geldi çabucak!


Tekne suyla taşıyor!


Doldu bütün kap kacak!


O boyuna su taşıyor!



 Dur! Yeter!


Koşma o kadar hızla!


Bu kadarı da fazla!


Dur! Sana dur diyorum!


Vah başıma gelenler!


 Büyücünün sözlerini hatırlayamıyorum!

……….


  Hayır, hayır, dur biraz!


Bu kadarı da olmaz!


Bir yakalarsam seni!


Rezil, hilebaz, yüzsüz!


Korkutuyorsun beni!

 

Bu ne bakış! Bu ne yüz!

……….


 Yoksa böyle bütün gün


Durmayacak mısın sen?


Yakalarsam seni ben,


Baltayla bir vururum,


İkiye bölünürsün.


Kendim de kurtulurum!

……….


Bak, koşup geldi gene!


Bir atlarsam üstüne!

  

Gık demeden serilirsin yerlere!


Şu baltayı indirirsem bir kere!


Doğrusu güzel vurdum!


İki parça oldu, bak!


Oh, çok şükür kurtuldum!

 

Gelmez artık çabucak!



Ah, aman!


İki parça da birden.


Şimdi karşımda yerden,


Şipşak doğrulup kalkan


İki uşak oldular,

  

Tanrım, sen beni kurtar!



Amma da koşuyorlar!


Suya boğuldu oda!


Tanrım, ne korkunç sular!


Usta, yetiş imdada!



Oh, ustacık göründü!


Efendim, durum kötü!


Etrafıma topladığım cinlerden


Kurtulamıyorum ben!



"Süpürge! Süpürge kalk!


Başını köşeye sok!


Senin burda işin yok!


Sizin gibi cinleri,


Bir amaç için ancak,


Çağırır benim gibi ihtiyar, usta biri."


(Çeviri: Burhanettin Batıman)

                                                 


Dukas baladı sözcükler yerine orkestranın renkli ses dünyasıyla anlatmayı başarmıştır. Eser, “senfonik şiir” olarak adlandırılan bir türdedir; yani müzik, bir hikâyeyi anlatmak amacıyla yazılmıştır.

Eserin başında duyulan gizemli ve sakin tema, büyücünün evini ve sihirli ortamı anlatır. Ardından fagot (kalın sesli tahta nefesli çalgı) ile duyulan neşeli ama biraz yaramaz bir melodi, çırağın karakterini temsil eder. Süpürgenin su taşımasını anlatan bölümde ritim düzenli ve tekrar eden bir yapıya sahiptir; bu, süpürgenin adımlarını andırır. Müzik ilerledikçe tempo hızlanır, sesler yoğunlaşır ve orkestranın tamamı devreye girer. Böylece suyun kontrolden çıkışı ve çırağın paniği dinleyiciye güçlü bir şekilde hissettirilir. Ustanın dönüşüyle birlikte müzik yeniden sakinleşir ve düzen sağlanır. Besteci hikâyeyi müzikle son derece canlı bir biçimde tasvir etmiştir.(video1) https://youtu.be/O_bdguZEI8Q?si=HVKtm1CjdEKhuSWu


 “Büyücünün Çırağı”, Disney’in yarattığı, eski ve yeni iki versiyonu olan animasyon filmleriyle 20. yüzyılda daha da ün kazanmıştır. (video2) https://youtu.be/rCAYto7Svwo?si=TpFPAVOi53NKIuoE


Bugün “Büyücünün Çırağı”, orkestraların en sevilen konser eserlerinden biridir. Hem eğlenceli hikâyesi hem de zengin *orkestrasyonu sayesinde dinleyicilere hayal gücü dolu bir müzik deneyimi sunar. Paul Dukas’ın bu eseri, müziğin bir hikâyeyi sözsüz olarak ne denli etkili anlatabileceğinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir. 

  Müzik ve şiirle sarılıp sarmalanacağınız mutlu bir bahar dileklerimle..

  

*Orkestrasyon: Müzikte bir bestenin farklı çalgılardan oluşan topluluk için düzenlenmesi, uyarlanması sanatıdır.

Baladın çevirisinin tamamı için https://www.siirparki.com/goethe18.html adresine bakabilirsiniz



Yorumlar


İletişim
  • Instagram
  • Facebook

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

YAYIMCI: YAKIN KİTABEVİ İMTİYAZ SAHİBİ: LEVENT SALICI © 2021 KIPIRTI ÇOCUK DERGİSİ HER HAKKI SAKLIDIR. KAYNAK BELİRTİLMEK KOŞULUYLA YAZILARDAN ALINTI YAPILABİLİR. DERGİDE YAYIMLANAN TÜM ESERLERİN SORUMLULUĞU YAZARLARINA AİTTİR.

​SSS.-SİTE İÇİNDE ARADIĞIM METNİ NASIL BULABİLİRİM?

CONTROL+F TUŞLARINI AYNI ANDA TIKLAYIN. EKRANA GELEN BOŞ KUTUCUĞA ANAHTAR KELİMELERİ YAZIN. ÖRN. YAZAR İSMİ, BÖLÜM ADI, BAŞLIK VB. SONRA ENTER TUŞUNA BASIN. İLGİLİ KELİMELERİN OLDUĞU METİNLER RENKLENDİRİLMİŞ OLARAK EKRANINIZA GELECEKTİR.

bottom of page