Su Müfettişleri Görev Başına!
- Elif Bülbül

- 6 gün önce
- 3 dakikada okunur
Ülkemizde yağışların artmasıyla barajlarımızdaki doluluk oranları yavaş yavaş yükseliyor olsa da yeterli değil. Kentlerimizin taşıdığı insan yükü fazla. Bu kadarcık su tarıma mı, evlere mi yoksa sanayiye mi kullanılsın?

Suyu idareli kullanmanın yanı sıra başka önlemlerin de alınma zamanı geldi:
Tarımda az su isteyen nohut, mercimek, fiğ, arpa, buğday, kabak, patlıcan, kabak, kuru soğan gibi ürünlerin yetiştirilmesi. Şeker pancarı, çeltik, mısır ve yonca gibi çok su isteyen ürünlerden uzak durulması gibi. Yeraltı sularımız artık 400 metreye düştü. Bu nedenle evlerde ve tarımda baraj suyu kullanımı zorunlu olmalıdır. Bakın İspanya’da yeraltı suyu kullanımı uzun zamandır yasaklanmış. Kullananlara hapis cezası vermişler. İspanya devleti, su işini ne kadar ciddiye almış, görüyoruz.
Konya’da o kadar çok yeraltı suyu kullanılmış ki obruk tarlası oluşmuş. Suyu foşur foşur kullanmak yerine damlatmalı su filtreleri ile sulama yapmak uygun olanı. Hatta, arıtılmış kent sularını neden tarım alanlarında kullanmıyoruz ki?
Yağmurlu günler sayısı oldukça az. Evlerde, sanayide ve tarımda kullanılmak üzere yağmur suyunu depolamak zorunlu olmalı. Tarımda yaz aylarında kullanılmak üzere yağmur sularını toplayıp neden derin kuyularda saklamıyoruz ki? Bunu yapan örnek yerler var ama yaygınlaştırılması gerekli.
Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerimizde deniz suyunu içilebilir ve kullanılabilir hale getiren tesislerin yapılması öncelikli olmalıdır. Ülkemize baktığımızda, Avşa Adamızda 2010 yılında, deniz suyundan günlük altı bin beş yüz metreküp su arıtabilen bir tesis kurulmuş olduğunu görürüz. Bodrum Bitez limanında 20 ton kapasiteli yüzer bir platform var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme, Seferihisar ve Dikili için yatırım yapmayı planlıyor. Başka da yok.

Malta Adasında bu tip bir arıtma tesisi kullanılıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde yaygın olduğunu görüyoruz. İstersen araştırabilirsin.
Ülkemizde tüketilen su pastası nasıldır?
Kocaman bir pasta düşün.
En Büyük Dilim (%64): Tarım, yani yediğimiz sebze ve meyvelerin yetişmesi için kullanılan su.
Diğerleri: Hayvancılık (%13), evlerimizde kullandığımız su (%12) ve sanayi (%10) bu pastayı paylaşıyor.
Düşün Bakalım: Tarımda "damlatmalı sulama" gibi yöntemler yaygınlaşırsa bu dev dilimi nasıl küçültebiliriz?
Hayvancılık alanında su tüketimi nedir?
İçtikleri sudan yemlerine ve soframıza gelene dek kullanılan tüm su miktarını hesaplayalım. Yediğimiz her şeyin içinde saklı bir su miktarı vardır.
Rekor Kimde? (%40.7): Sığır eti üretimi, en çok su tüketen ürün olarak öne çıkıyor. Onu koyun ve kuzu eti takip ediyor.
Daha Az Su İsteyenler: Peynir, tavuk eti ve yumurta gibi gıdaların su ayak izi et ürünlerine göre daha düşük.
Şaşırtıcı Bilgi: Bir porsiyon biftek için harcanan üç bin litre su, senin bir yıllık duş suyun demek!
Su kaynaklarının sürdürülebilirliği için tarım ve hayvancılıkta verimliliğin artırılmasının ne kadar önemli, değil mi?
Peki ya madencilik!
Madencilik sahaları, içme suyu toplama alanında olmamalıdır. Çünkü kentlerimizin bir aylık suyunu, bir günde tüketilebilirler. Kullandıkları kimyasallar nedeniyle içme/kullanma suyu kaynaklarımız için tehlikelidirler. Hele de önlem almadan çalışıyorlarsa durum ciddi!
13 Şubat 2024’de Erzincan ilimizin İliç ilçesinde Anagold Madencilik sahasındaki toprak kaymasıyla siyanür havuzu nehre aktı. 9 kişi öldü. 24 Nisan 2024’de Şanlıurfa ilimizin Hilvan ilçesinden akan Fırat Nehri kenarında martılar ölü bulundu. Adıyaman’daki Atatürk Barajında aynı şekilde ölen kuşlara rastlandı. Bu zehirli su kaynakları tarımda kullanıldı. Kimyasallar tarım ürünlerine geçti. Doğayı korumanın neden bu kadar önemli olduğunu gösteren üzücü bir örnek.
Sadece suyu az harcamak yetmez, onu temiz de tutmalıyız. Maden sahalarından sızan kimyasallar veya nehirlere karışan atıklar, hem hayvanların hayatını tehlikeye atıyor hem de yediğimiz tarım ürünlerine karışabiliyor.
İklim değişimi öngörülerine göre 20-25 yıl sonra Ege ve Akdeniz Bölgelerimizde kuraklık artacak ve Akdeniz iklimi Karadeniz bölgesine kayacak. Artık harekete geçmenin zamanı geldi. Bugün aldığın küçük önlemler, yarın için büyük farklar yaratacak! Bizler de hem yerel yöneticilerimizi uyarmalıyız hem de bireysel önlemler almalıyız. Sularımızı boşa akıtmamalıyız.
Sizlerde birer su müfettişi olun. Yeni bir görev sizi bekliyor. Şimdiden teşekkürler Su Müfettişi.
Görev: Su Müfettişi İşbaşında
Gezegenimizin en değerli hazinesi olan suyu korumak için sana ihtiyacımız var. Aşağıdaki görevleri tamamla, suyun kahramanı ol! Tamamladığın her iş için kendine bir puan ver. Bunu paylaşarak arkadaşlarınla bir oyuna dönüştürebilirsin.
🕵️♂️ 1: Evdeki Gizli Sızıntı Avı
Gözlem: Evindeki tüm muslukları kontrol et.
Soru: Damlatan bir musluk var mı? (Unutma, her damla birikir ve koca bir göl olur!) .
Eylem: Eğer damlatan bir musluk görürsen, hemen evdeki büyüklere haber ver ve tamir edilmesini sağla.
🍽️ 2: Görünmez Su Dedektifi
Bilgi: Yediğimiz her yemeğin arkasında "görünmez" bir su miktarı vardır. Örneğin, bir porsiyon biftek için yaklaşık üç bin litre su harcanır. Bu miktar, bir insanın tam bir yıl boyunca aldığı duş suyuna eşittir.
Eylem: Bugün tabağındaki yemeğin nereden geldiğini düşün. Tarımda suyun %64'ünün kullanıldığını hatırlayarak, tabağındakileri hiç ziyan etmeden bitir.
☁️ 3: Yağmur Suyu Hasatçısı
Fikir: Yazımızda "yağmur suyu hasadı" yapmanın öneminden bahsetmiştik.
Deney: Yağmurlu bir günde balkona veya bahçeye temiz bir kova koy.
Kullanım: Biriken bu suyu evdeki çiçekleri sulamak için kullan. Böylece barajlardaki azalan suyumuzu korumuş olursun.



Yorumlar