top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıBurcu Şengün ERTURGUT

SESSİZ ÇOCUKLAR

Güncelleme tarihi: 10 Haz


Resimleyen: Beste Örge SAĞLAM

Bir varmış bir yokmuş

Küçük kuş uça uça yorulmuş

Sonunda bir dala konmuş

Kimse anlamamış o eskiden bir çocukmuş

Başlamış gülerek anlatmaya 

Güzel bir masalı çocuklara 

Bakalım neler olmuş 

Bu gizemli kasabada


Çok eski zamanlarda, dağ tepe aşılınca küçük bir kasabaya varılırmış, bir dere

kenarında. Bu güzel yerleşim şeker gibi evleri, billur gibi suları, şakıyan kuşları, mis kokulu

gülleriyle ün salmış.

Her evin penceresinden mutlu çocuk sesleri duyulurmuş. Hepsinin içi ayrı neşe ve

huzurla doluymuş. Şen kahkahalar, sokakları anneanne böreği tadında doldururmuş.

Bahçelerindeki mis kokulu yaseminler, rengârenk begonviller çocukların güzelliğiyle

yarışırmış. Yoldan geçenleri etkisi altına alırmış. 

Günlerden bir gün tüm ülkelerin korkulu rüyası olan cadı Şaşa’nın yolu bu kasabaya

düşmüş. Kötü kalpli cadı, çocukları ve neşeyi hiç sevmezmiş. Nerede mutlu bir çocuk görse

hemen kötülük asasını puff diye üfleyerek her şeyi tersine çevirir ve göbeğini hoplata hoplata

gülerek süpürgesiyle oradan ayrılırmış. Geriye neşeden eser kalmazmış.

Masal bu ya… Şaşa tam bizim kurabiye tadındaki kasabanın üstünden uçarken tüm

çocuklar mutluluk çığlıkları atarak koşturuyor, kahkahalarıyla gökyüzüne pembe bulutlar

yolluyorlarmış. Gördükleri, Şaşa’nın midesinin bulanmasına neden olmuş.

“Iyk! Çocuk seslerinden, onların aptal neşelerinden nefret ediyorum. Görün şimdi ben

size ne yapacağım!” demiş ve tüm kasabanın üstüne simsiyah bir duman üflemiş.

O anda pembe bulutlar neye uğradıklarını şaşırıp, kara dumana teslim olmak zorunda

kalmışlar.

Şaşa’nın asasını havaya doğru sallamasıyla bu kara örtü, büyük bir gürültüyle gelip

cadının diğer elindeki küçük şişenin içine girmiş. Şaşa büyük zaferini attığı kahkahalarla

kutluyormuş. Şişeyi cebinin içine yerleştirip alev saçan süpürgesiyle oradan uzaklaşırken

“Sessiz olun çocuklar!” diyerek simsiyah gökyüzünde gülerek kaybolmuş.

O andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamış. Cadının yaptığı büyüyle kasabadaki tüm

çocuklar susmuş. Sessizlik soğuk bir battaniye gibi sarmış kasabayı. Sanki uzak diyarlardan

gelen fil ordusu çocukların seslerini bir çırpıda hupp diye içlerine çekmiş. O günden sonra

çocuklar bir daha konuşmamış.

Böylece kasabanın adı “sessizler kasabası” olmuş. Kimse bunun nedenini

anlayamamış. Uzak diyarlardan doktorlar gelmiş ama çocukları tedavi edememiş. Çocuk

sesinin olmadığı yerde de neşeden eser kalmamış. 

Kasabalılar hayatlarına bu şekilde devam ederken bir gün kırmızı peleriniyle

esrarengiz bir kadın gelmiş. Adı, Bayan Gülücük’müş. Kasabada küçük bir oyuncakçı

dükkânı açmış. Çocuklar bayılmış buraya. Konuşmuyor, gülmüyorlarmış ama her gün oraya

gitmek istiyorlarmış. Bayan Gülücük, adı gibi çocuklara gülümseyerek yaklaşıp onları mutlu

etmeye çalışıyormuş. Aslında o bir periymiş. Hiç çıkarmadığı kırmızı pelerininin altında

pırpır uçuşarak parlayan altın sarısı kanatları varmış.

Meğer Kraliçe Peri, küresinden kasabada olanları görüp bu durumu düzeltmesi için

çocukların mutluluğundan sorumlu Gülücük Perisini yollamış. Bayan Gülücük, çocuklarla

biraz zaman geçirdikten sonra anlamış ki cadı Şaşa çocuklara büyü yapmış ve seslerini

çalmış. Bu büyüyü bozmanın tek yolu, seslerin içinde toplandığı o küçük şişeyi cadıdan

almakmış.

Gülücük Perisi bir plan yapmış. O gece hazırladığı bir sihirle, mutlu çocuk kahkahaları

oluşturup bir bulutla cadıya yollamış. Bunları duyup sinirlenen cadı, hışımla kasabaya gelip

neler olduğuna bakmış ve seslerin oyuncakçıdan geldiğini görmüş. Tam asasıyla büyü

yapacağı sırada Gülücük Perisi pelerinini onu üzerine doğru atmış.

O sırada gökyüzünde şimşekler çakmış, yağmurlar yağmış, yıldızlar yollarını şaşırmış

gibi bir o yana bir bu yana kaymış. Şaşa etkisiz hale gelmiş. Gülücük Perisi, kanatlarından

çıkardığı altın sarısı gagalı, turuncu alınlı, masum bakışlı kuşu cadıya doğru üflemiş. Yıldızlar

eşliğinde ondan minik şişeyi alan kuş, tıpasını açarak kasabanın üzerine doğru boşaltmış.

Karanlık gökyüzü o anda yıldızlardan oluşan bir hortumla parıl parıl parlamış. Kırmızı

pelerin gökyüzünde süzülmeye başlamış ve minik kuşun üzerine gelmiş. O anda tekrar

yıldızlar kaymış ve pelerinin altından, gülen gözleriyle bakan sarı saçlı bir kız çocuğu çıkmış.

Gülücük Perisinin elinden tutarak tüm perilerle birlikte yıldızların arasında dönmeye

başlamışlar.

Gökyüzündeki sihir dansı biterken tek tek evlerin lambaları yanmış, çocuklar

sokaklara çıkıp şarkılar mırıldanmış. Çocuklarının seslerini tekrar duyan aileler sevinçten ne

yapacaklarını şaşırmışlar. Neşeli kahkahalar tüm kasabada mutluluk havası yaratmış. Gülücük Perisi başka çocukları mutlu etmek için kanatlanıp gitmeden önce tüm çocuklara rüyalarında veda etmiş.

Cadı Şaşa’ya ne mi olmuş?

Çocuklara böyle bir şey yaptığı için Kraliçe Peri, onu karanlık diyarlarda yaşamaya

mahkûm etmiş ve Şaşa bir daha hiçbir çocuğa zarar verememiş. Bütün çocukların

kulaklarında Gülücük Perisinin sözleri yer etmiş.

Ne demiş, ne demiş?

“Merak etme sen” demiş.  

“Kötülük er geç cezasını bulur.

İnan iyiliğin gücüne.

Güven yaşamın kendisine

Aç kollarını sihirli güzelliklere…”

Böylece masalımız mutlu bir sonla bitmiş.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım sokaklarda şarkılar söyleyip oyunlar oynamaya.


HAZIRLAYAN: Betül Çakıroğlu

KONU: Çocuk seslerini çalan kötü cadı yüzünden kasaba sessizliğe bürünmüş.

TEMA: İyilik, Kötülük, Mutluluk

ANAHTAR KELİMELER: Çocuk, Neşe, Kötü Cadı, İyilik Perisi, Gülücük, Mutluluk


KIPIR KIPIR DÜŞÜNCELER:


  • Bildiğiniz bir tekerleme var mı? Ya da en sevdiğiniz. Benim en sevdiğim leyleklerle

ilgili. Tahmini olan var mı?

  • “Kasaba” kelimesinin sizdeki çağrışımı nedir? Hiçbir kasabada bulundunuz mu?

Şehirden farkı nedir? Köyden farkı nedir? Düşünelim.

  • Tanıdığınız ya da bildiğiniz iyilik perileri var mı? Yok, yok şaşırmayın. Gerçek

insanlardan bahsediyorum. Biraz düşünürseniz siz de bulabilirsiniz. Hadi biraz örnek

vereyim. Mesela çöpünü geri dönüşüm için ayıran bir insan ya da yaşlı bir teyzeyi

karşıdan karşıya geçiren biri. 

  • Çok sevindiğinizde bir şarkı söyleyecek olsanız bu hangi şarkı olurdu?


KIPIRDATAN ETKİNLİKLER:


  • Tekerleme nedir? Masallar neden tekerleme ile başlar? Araştırma zamanı.

  • Kasabaya hiç iyilik perisi Bayan Gülücük gelmeseydi ve siz bu kasabada yaşayan bir çocuk olsaydınız, nasıl bir çözüm bulurdunuz? Masalı bir de böyle yazalım mı?

  • Masaldaki iyilik perisi Bayan Gülücük’ü çizelim mi? Haydi boyalar çıksın.

39 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

DOĞANIN KIZI

2 commentaires


Sevin Sezgin
Sevin Sezgin
06 juin

Çok güzel bir masaldı. Kaleminize sağlık..

J'aime

Kıpırtı Çocuk
Kıpırtı Çocuk
06 juin

Sessiz Çocuklar Masalına bayıldım. teşekkürler...😍

J'aime
bottom of page