top of page

HAYAL TOPLAYICISI KÜÇÜK KIZ

  • Yazarın fotoğrafı: Özlem Yılmaz
    Özlem Yılmaz
  • 11 Haz
  • 4 dakikada okunur
Resimleyen Beste Örge Sağlam
Resimleyen Beste Örge Sağlam

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde masal dinleyen pek çokmuş. İşte o eski eski zamanların birinde yedi tepe üzerine kurulu bir şehir varmış. Bu şehrin tam kalbinden bir nehir akarmış. Allı pullu balıkların oynaştığı bu nehrin kenarında ise mis kokulu çiçekler açarmış. Güneş en tatlı gülümsemesini bu diyara yollarmış. Öyle ki bu şehrin güzelliği dilden dile dört bir yana yayılmış.

Dünyanın her köşesinden insanlar, bu şehri ziyarete gelir, en tadına doyulmaz sohbetleri nehrin kenarında yapar olmuş. Bizim nehirse insanların kalplerindeki şarkıları ve hayalleri dinlemeye bayılırmış. Sonra da öyle coşkulu akarmış ki içindeki balıklar uykularından uyanırmış. Hatta kendilerini tutamayıp mahmur gözlerle dansa tutuşurlarmış.

Nehrin az ötesindeyse ahşap bir kulübe varmış. Nohut oda bakla sofa bu yerde, iyi kalpli annesiyle küçük kızı yaşarmış. Koyu kahverengi gözleri, lüle lüle saçları varmış bu kız çocuğunun. En sevdiği şey nehri izlemekmiş. O yüzden her sabah erkenden kalkar, doğruca nehir kıyısına varırmış. Gökyüzüne doğru yükselen kocaman erik ağacına yaslanır ve suyu dinlemeye başlarmış. 

Nehrin şırıl şırıl akması, pırıl pırıl parlaması, rengârenk balıkların dansı, gökkuşağı kadar güzel hayaller kurdururmuş kıza. Hayaller kurdukça kızın kalp ritmi hızlanırmış. İşte o zaman, yemyeşil erik ağacına tırmanır, dallardaki kütür kütür erikleri mideye indirirmiş. Kurduğu hayalleriyse kuş cıvıltıları eşliğinde kalbine işlermiş. Hava kararmadan ahşap kulübesine koşar, annesinin baldan tatlı öpücükleriyle uykuya dalarmış.

Derken, günlerden bir gün, vakitlerden bir vakit bu küçük kız rüyasında hayal toplayıcılığı yaptığını görmüş. O sabah şaşkınlıkla uyanmış, hiçbir şey yemeden içmeden düşmüş yollara, varmış nehrin kıyısına. Sımsıkı sarılmış çok sevdiği yeşil erik ağacına. Oturmuş sonra gölgesine, kapamış gözlerini ve görünmez bir olta atmış nehre. Gözlerin göremediği, sadece ve sadece kalplerin hissedebildiği bir oltaymış bu. Küçük kız başlamış nehrin kalbinde saklı kalmış hayalleri bir bir toplamaya...

Bizim lüle saçlı kız o gün öyle çok hayal toplamış ki ne yapacağını bilememiş. 

“Meğer ne çok hayal varmış hatırlanmayı, gerçekleştirilmeyi bekleyen,” demiş kendi kendine. “Ben küçük bir çocuğum ama elimden bir şey gelir mi acaba? Ne yapabilirim?” diye düşünmüş, taşınmış, tatlı tatlı kaşınmış, derken aklına harika bir düşünce gelmiş.

Koşa koşa dağa gitmiş. Eteklerine uzanmış. Topladığı hayallerin bir kısmını bu heybetli dağa anlatmış. Öğlen vakti gelip de güneş gözlerini iyiden iyiye kamaştırıncaya ve dudaklarını susuzluktan kurutuncaya dek...

Nehre gelmiş sonra, su içmiş kana kana. Ardından heybesinde kalan hayalleri toprak anaya anlatmış. Toprağa öyle çok hayal ekmiş ki zamanın nasıl geçtiğini anlamamış. Güneş kırmızı bir alev topu hâlini aldığı zaman, bizim kız epeyce yorulup acıktığını hissetmiş. Tam o anda bir böğürtlen çalısı göz kırpmış ona. Avuç avuç böğürtlen yemiş. Zaten çiçekli olan giysisi bu kez böğürtlenlerin damlalarıyla bir güzel allanıp morlanmış. 

Bizim kız tam eve gitmek için yola koyulacakmış ki hâlâ ekilmek için çırpınan hayallerin sesini işitmiş. Onları da geceye dönmekte olan gökyüzüne anlatmış. Tüm hayalleri anlattığında küçük kızın kalbi derin bir huzurla dolmuş. 

Eve vardığında annesi onu kapıda telaşlı, hüzünlü gözlerle bekliyormuş. Kız başından geçenleri annesine bir bir anlatmış. Dinledikçe annesinin hüznü, telaşı uzaklara doğru uçup gitmiş. Annesinin yavrusunun yanağına kondurduğu öpücük her zamankinden daha tatlıymış. 

O gece kızın gördüğü rüya her zamankinden daha berrakmış. Ektiği hayaller dağın, toprağın, göğün kalbinde büyümüş, büyümüş, büyümüş... Öyle çok büyümüşler ki dağın, toprağın, göğün kalbine sığmaz olmuşlar. 

Dağın kalbinden türlü türlü ağaçlar yükselmiş. 

Toprağın kalbindense rengârenk çiçekler çıkıvermiş. 

Göğün kalbinden süzülen su damlacıkları bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu hâlinde buluşmuş yeryüzüyle. Güneş her gün yeniden doğurmuş sıcacık ışınlarını. 

Hâlâ göremeyenler olunca bu güzellikleri, başlamış kuşlar şakımaya. 

Sabah olunca bizim kız uykusundan uyanmış. Bir de bakmış ki göğsü kınalı bir serçe, şarkılar söylüyor penceresinde… 

Derler ki gökyüzünü bayram yerine çeviren güzelim kuşlar, o günden beri tüm çocuklar için cıvıldaşıp dururlarmış. 

Derler ki kuşlar gibi doğada özgürce zaman geçirebilen çocukların kalbi, mutlulukla coşarmış. 

Derler ki neşeyle büyüyen çocuklar, yetişkin olduklarında da hayaller kurar ve doğayı korumak için sevgiyle çalışırmış.

Gökten üç elma düşmüş. 

Biri bu masalı yazanın, biri küçük kızın, biri de doğayı seven ve hayal kuran tüm çocukların başına.


Bu etkinlik Tuğçe Sarsılmaz Köksel tarafından hazırlanmıştır.

KONU: Hayal kurmak, doğada beş duyumuzla hissettiğimiz her şeye anlam kattığını anlatıyor.TEMA: Doğa sevgisi, olumlu duygular, hayal kurma, duyguların güçlenmesi ANAHTAR KELİMELER: Doğa sevgisi, hayal kurmak, gökyüzü, toprak, nehir, bereket.

KIPIR KIPIR DÜŞÜNCELER: 

Doğa sevgisi nedir? Sevgi nedir? Sevdiğimiz birine sevgimizi hissetmesini nasıl sağlarız? Doğaya sevgimizi göstermek için neler yaparız? Sınıfınızda ‘Doğa Sevgisi Hareket Planı’ hazırlasanız, okulunuzda her gün uygulamanız gereken en önemli beş madde ne olurdu? 


KIPIR KIPIR ETKİNLİKLER: 

Masal kahramanımız küçük kız görünmez bir olta atıyor nehre ve derinlerde kalan hayalleri topluyor. Ardından dağ, toprak ve gökyüzüne anlatılan hayaller var. Peki bu hayaller ne olabilir? Sizler kendinizi bir dağ, toprak ya da gökyüzü gibi düşünün ve onların hayallerini yazın. Daha sonra yazmayı bırakıp yolda gördüğünüz bir çiçeğin hayali ne olabilir? Yağmurda çıkan salyangozun hayali ne olabilir, gibi gördüklerinizi hızlıca hayal kurma oyununa çevirebilirsiniz. 

Hayal kurmanın sonu yok. Önemli olan hayalleri gerçeğe dönüştürebilmek için neler yapmamız gerektiğini bilmek. Bazen gerekli şeyler yapılmadığında neler olacağını bilmek de önemli. ‘Doğa Konuşuyor’ adlı kısa kısa videoları internetten kolayca ulaşıp izleyebilirsiniz. Orada da nehir, dağ, toprak ve gökyüzü bize neler diyor dinleyebilirsiniz. Böylece hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için harekete geçmek çok daha hızlı olacaktır.




Yorumlar


İletişim
  • Instagram
  • Facebook

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

YAYIMCI: YAKIN KİTABEVİ İMTİYAZ SAHİBİ: LEVENT SALICI © 2021 KIPIRTI ÇOCUK DERGİSİ HER HAKKI SAKLIDIR. KAYNAK BELİRTİLMEK KOŞULUYLA YAZILARDAN ALINTI YAPILABİLİR. DERGİDE YAYIMLANAN TÜM ESERLERİN SORUMLULUĞU YAZARLARINA AİTTİR.

​SSS.-SİTE İÇİNDE ARADIĞIM METNİ NASIL BULABİLİRİM?

CONTROL+F TUŞLARINI AYNI ANDA TIKLAYIN. EKRANA GELEN BOŞ KUTUCUĞA ANAHTAR KELİMELERİ YAZIN. ÖRN. YAZAR İSMİ, BÖLÜM ADI, BAŞLIK VB. SONRA ENTER TUŞUNA BASIN. İLGİLİ KELİMELERİN OLDUĞU METİNLER RENKLENDİRİLMİŞ OLARAK EKRANINIZA GELECEKTİR.

bottom of page